Ben viyanaya geleli tam tamına 4 gün oldu. Dolu dolu dört gün. Birtakım aksilikler tatsızlıklar yaşandı yalan olmasın. Gerek danışmanlık firması dolayısıyla gerekse kültür şoku etkisiyle. Ama herşey rayına oturuyo tıkır tıkır. Ben şehirle ilgili ilk izlenimlerimi aktarmak istiyorum.
Yok böle bi şehir. Burası dünya ise eger İstanbul hangi gezegen, hangi güneş takımı hatta hani galakside yani. Abartısız sölüyorum hemide. Ulaşım diyosun, sarıyerden taksime 1buçuk saatten erken hayatta gidemiyorsun. Viyananın bi ucundan diger ucu en fazla 20 dakika sürer. Hala abartı yok. İnsanları diyorsun. Soguklar diyosun, kardeşlik dostluk hiç önemli değil diyorsun. İstiklal caddesinde yürürken erkeklere bile laf atan arkadaşlar mı yani sıcakkanlı. Mis gibi işte, herkes kendi işinde gücünde. Herkes trafik ışıklarına uyuyor, uymayıp da sokaklarda arabaların arasında koşturanlar hep türk. O da gözümden kaçmadı bu dört gün içersinde. Trafik lambası olmayan yerlerde karşıdan karşıya geçicek olursanız , gelen arabalar direk zınk diye duruyo, ne olursa olsun yol veriyor. Ayrıca Viyana'da korna sesi duydugunu iddaa eden varsa alnını karışlarım.
İnsan oldugunuzun farkına varıyosunuz adeta. İlk izlenimlerim bunlar gibi. Yakın zamanlarda viyananın tarihi ve turistik mekanlarını gezmeye başlıcam. Foto moto gelir yani yakında.
Ayrıca viyana hakkında bütün sorularınız için: 0900 900 VİYANA
Die Stadt gehört dir (buda viyana belediyesinin sloganı galiba her yerde yazılı :)
14 Şubat 2009 Cumartesi
3 Şubat 2009 Salı
13 Ocak 2009 Salı
Mehmet Okur

Dün gece, yani bu sabaha karşı Utah Jazz ve Indiana Pacers maçı vardı. Dedim hazır uykum kaçmışken oturayım basket maçı izliyim.
Memo inanılmaz oynadı. Zenci gibi oynamadı ama potaya yolladığı toplardan çok azını ıskaladı. Sonuç olarak 120 ye bilmemne yendiler ve Memo 43 sayı, 9 ribaund, 3 asistle oynadı.
Valla bravo
11 Ocak 2009 Pazar
Levent İsrail Konsolosluğu önünde protesto
Gecenin bi saatinde Taksim'den eve dönmeye çalışıyoruz abimle. Zincirlikuyu civarlarında trafik duruyor. Bekliyoruz ama ne fayda santim santim ilerliyor resmen. Aradan yarım saat geçiyor, Metrocity civarlarına yaklaşıyoruz-ki Zincirlikuyu'dan sonra Metrocity 150 metre falan- Ellerinde puşiler, Filistin bayrakları, "Kahrolsun İsrail" yazılı atkılar olan satıcılar çıkıyor. Biraz daha ilerliyoruz, gecenin bir köründe birkaç bin insan işi gücü bırakmış gelmiş oraya. Zannedersem oralarda bir yerde İsrail Konsolosluğu varmış. Hadi tamam geldiniz protesto falan güzelde, neden trafiği kapatıyosunuz ki? Tepkinizi göstermenin daha etkili bi yolu yok mu yani. Eminim ki o saatte kimse yoktur zaten içerde:)
Birde ellerinde megafon kafalarında takke tekbir getiren amcalar vardı ki, takdire şayan. Hayatlarında ellerine bir kere Türkiye bayrağı almamış insanların(eminim), orda kocaman kocaman Filistin bayraklarını, birer tribün amigosu edasında sallamaları üzücüydü gerçekten.
Herneyse olan Derbent otobüs durağının arkasına yeni dikilen çiçeklere oldu. Trafik yüzünden aşırı sıkıştım, dayanamadım koyverdim. İçim buruk, pişman değilim.
Birde ellerinde megafon kafalarında takke tekbir getiren amcalar vardı ki, takdire şayan. Hayatlarında ellerine bir kere Türkiye bayrağı almamış insanların(eminim), orda kocaman kocaman Filistin bayraklarını, birer tribün amigosu edasında sallamaları üzücüydü gerçekten.
Herneyse olan Derbent otobüs durağının arkasına yeni dikilen çiçeklere oldu. Trafik yüzünden aşırı sıkıştım, dayanamadım koyverdim. İçim buruk, pişman değilim.
9 Ocak 2009 Cuma
Issız Adam
Hiç istemeden, kız arkadaşımın zoruyla götürüldüm bu filme. İzlemek istemiyordum çünkü başıma gelecekleri biliyodum. Ve beklediğim oldu. Film bitip salonun ışıkları açıldıgında gözlerini diger insanlardan saklamaya çalışan onlarca erkekten biriydim bende.
Allahın cezası Çağan Irmak işin sırrını çözmüş. Bende bu adamın filmlerinin insanların üzerinde neden böyle bir ağlama hissiyatı yarattığını çözdüm. Yani çözdüğümü düşünüyorum =)
Çünkü bu arkadaş filmlerindeki hikayeleri yaratırken, herkesin başından geçmiş(büyük ihtimalle) olayları kullanıyor. Yada pek çok insanın korkularından faydalanıyor. Örnegin; benim filmden etkilenmemin sebebi ilerde birgün yalnız kalmaktan korkmamdı bence.
Birde Issız Adam filmi için geçerli olmak üzere: Film Taksim'de geçiyor. Pekçok İstanbullu genç arkadaşın kız arkadaşlarıyla gittikleri yemek yedikleri, dolaştıkları yerlerde.. Onunda bi etkisi var. Hele ki Atlas Pasajı' nın önünde kız arkadaşından ayrılmış gençlerde kesin vardır. Heralde aylarca kendilerine gelemezler.
Hee birde söylemeden olmaz. Filmin müzikleri dehşet vericiydi. Sağlı sollu gelen hüzün kroşelerinin şiddetini ikiye katlıyordu adeta.
Birde resim üzerinde örnek vereyim=) Filmden bir kare. Karede ne görüyoruz. Bir sürü sarı sarı taksi, ötöbüs,kokoreç.. Her türk gencinin yaptıgı, gördüğü şeyler. İşte bu yüzdende vurucu bi film oluyor .
Birde anlamadığım şöle birşey var. Ne istiyor ki bu Çağan Irmak Türk halkından? Gitsin Şahan gibi Cem Yılmaz gibi komedi filmi çeksin arkadaşım. Pislik herif. Çağan fuckin Irmak
Allahın cezası Çağan Irmak işin sırrını çözmüş. Bende bu adamın filmlerinin insanların üzerinde neden böyle bir ağlama hissiyatı yarattığını çözdüm. Yani çözdüğümü düşünüyorum =)
Çünkü bu arkadaş filmlerindeki hikayeleri yaratırken, herkesin başından geçmiş(büyük ihtimalle) olayları kullanıyor. Yada pek çok insanın korkularından faydalanıyor. Örnegin; benim filmden etkilenmemin sebebi ilerde birgün yalnız kalmaktan korkmamdı bence.
Birde Issız Adam filmi için geçerli olmak üzere: Film Taksim'de geçiyor. Pekçok İstanbullu genç arkadaşın kız arkadaşlarıyla gittikleri yemek yedikleri, dolaştıkları yerlerde.. Onunda bi etkisi var. Hele ki Atlas Pasajı' nın önünde kız arkadaşından ayrılmış gençlerde kesin vardır. Heralde aylarca kendilerine gelemezler.
Hee birde söylemeden olmaz. Filmin müzikleri dehşet vericiydi. Sağlı sollu gelen hüzün kroşelerinin şiddetini ikiye katlıyordu adeta.
Birde resim üzerinde örnek vereyim=) Filmden bir kare. Karede ne görüyoruz. Bir sürü sarı sarı taksi, ötöbüs,kokoreç.. Her türk gencinin yaptıgı, gördüğü şeyler. İşte bu yüzdende vurucu bi film oluyor .Birde anlamadığım şöle birşey var. Ne istiyor ki bu Çağan Irmak Türk halkından? Gitsin Şahan gibi Cem Yılmaz gibi komedi filmi çeksin arkadaşım. Pislik herif. Çağan fuckin Irmak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)